Bir volkandım patlamaya hazır. Sen geldin. Önceleri seninle coştum. Sevmenin ne olduğu hakkında en fazla nutuk veren ama sevmeyi anlayamayacak yaşlardaydım. Topluca sevmiştik seni. Annem, babam, kardeşim… Önceleri özgürlüktü seni sevmek. Sonraları bağlanmaktı aynı toprağa. Oysa ben daha yeni oturmuştum sofraya. Ya çok açtım ya da aç gözlü. Şimdi adlarını bile unuttuğum insanlar için mi terk ettim seni. Ama çok küçüktüm be sevgilim.
Bağırarak söylemek isterdim şarkıları. Ezbere söylemek isterdim şiirleri. Seninle bir ömür geçirmek isterdim. Ne sesim güzel oldu şarkıları bağıracak kadar. Ne de şiirleri ezberleyecek kadar güçlü bir ezberim. Hayatta bir senden tat aldım bir de sevişmekten. Benim de umutlarım hayallerim vardı her sıradan insan gibi. Ve ben büyümeden yok oldu her sıradan insanınki gibi.
Aşk seni affetmeyecek yalancı çoban. Bu bir beddua değil öyle sanıp üzülme sakın. Seven insan sevdiğine beddua edemez. Sevdiği ne kadar üzse de. Hayat tüm yükünü sırtıma bırakmışken sen aşkımı yerlere atıp süründürsende sana beddua etmek içimden gelmiyor.
Konuşmak mı susmak? Bazen insan bunu bilemez. Hayat kargasasında birbirine girmiş iki sözcük. Kördüğüm olmuş sanki. Çözmeyi istedikçe çözme isteğini kamçılayan.
Gazeteci Çetin Emeç'i öldürdükleri gerekçesiyle yargılanan İrfan Çağırıcı ve 4 arkadaşına idam cezası verildi. Çağırıcı'nın 4 arkadaşı Ekrem Baytap, Tamer Aslan, Mehmet Ali Şeker ve Cengiz Sarıkaya hakkındaki idam cezası müebbet hapse çevrildi.
10.06.2009
Serbest